Nitrojen Döngüsü

Akvaryum Ekosistemi ve Nitrojen Döngüsü Genel Bilgisi

            Bu yazı boyunca akvaryumu bir ekosistem olarak ele alacağız. Her kim ki dengeli bir ekosistem kurabilecek bilgi ve sezilere sahipse, o kişi akvaryum hobisinde başarılı olur. Bunu başarmak için de önce ekosistemin çalışma mantığını anlamalıyız. 
            Yukarıdaki şemada da görüleceği gibi; akvaryum kirliliğinin en önemli etkeni olarak, proteinlerin ve yeme eklenmiş serbest amino asitlerin yıkımından çıkan nitrojen bileşikleri, ele alınmış. Besinler balığın sindirim sistemine girer. Tam sindirilmeyen büyük kısmı dışkı olarak dışarı çıkar. Bu kısım, yenmeyen yemler ile beraber çürütücü bakteriler tarafından havasız ortamda(havaya gerek kalmadan-Anaerobik) ayrıştırılıyor ve çeşitli işlemler sonucu Amonyak’a* dönüştürülür. Buraya kadar olan işlemin benzeri balığın vücudunda gerçekleşiyor. Proteinlerin sindiriminden ve metabolizmasından çıkan Amonyak, balığın solungaçlarından suya bırakılır. –Balıklar ve aşağı sınıf canlılarda atık amonyak şeklinde, sürüngenler ve kuşlarda ürik asite dönüştürüldükten sonra, memelilerde ise ek bir işlem ile üre’ye dönüştürülerek atılır.–  Amonyak çok zehirli bir maddedir. Yeterli oksijenli ortamda gelişebilen bir kısım bakteriler tarafından okside edilerek, Nitrit’e dönüştürülür. Amonyak kadar olmasa da, nitrit de zehirlidir. Bol oksijenli ortamda bazı bakteriler** bu nitriti, Nitrata okside edebilir. Nitrat çok daha az zararlı olup, ancak ortamda fazla birikmesi zehirlenmeye yol açar. İşte su değişimlerinin ana hedefi de bu; nitrat miktarını düşürmek. Bu işlem 2 yolla daha yapılır :

  • Akvaryum veya filtrenin tamamen havasız kalan kısmı varsa, saydığımız son 2 bakteri grubu orada gelişemez. Burada çürüyecek birşeyler de olmadığında, 1. grup da barınamaz. Uygun koşullarda(hava ve çürüyecek organik madde olmadan) burada gelişecek bakteri kesimi çok hassas dengeye sahip ve çok da yararlı bir işlem gerçekleştirir. Suda biriken nitrat ve nitriti de-okside(redükte) ederek, zararsız Nitrojen gazı şeklinde suya ve sonuç olarak da havaya bırakır. Ama dediğim gibi, bu bakteriler özel bir ortam gerektirirler. Denitratör cihazının basit türü de bu ortamı sağlayarak çalışır. Yani bir nevi özel bakteri yetiştirme cihazı.

  • Bitkiler nitratı besin olarak tüketir. –Kara bitkilerine gübre verilmesi ve toprağın havalandırılmasının nedeni de bu. Bitki gübredeki nitratı tüketir. Üre, nitrit ve az miktarda amonyak varsa da, havalandırma ve sulama sonucu gelişen bakteriler tarafından nitrata dönüştürülür– Yalnız bu işlem için ortamda başta Demir olmak üzere çeşitli eser elementler, doğru spektrum ve miktarda ışık, ve CO2 bulunmalı. Ne kadar fotosentez yapılırsa, o kadar da nitrat tüketilir.

Yosunlar da bitki olduklarından, nitrat artışı ile yosunlanmada da artış görülecektir. Yosunlanmadaki diğer önemli madde Fosfat’tır. Bitkiler de fosfat tüketir ama bu konuda yosunlarla yarışamaz. Yosunların gelişimi ise fosfatın verilmesi ile kat kat artar. Bu yüzdendir ki kullandığınız yemler ve gübreler fosfattan arınmış olmalı. Yoksa kısa sürede akvaryumun suyu yemyeşil ve mat olacaktır.

            Yemler, gübreler ve ilaçlarda, istenilen ve tüketilen minerallerin yanında, işlevsiz olanlar da vardır. Düşük konsantrasyonda herhangi bir toksik etki göstermezler ama, zamanla su değişimlerinin aksaması ile konsantrasyonları artar ve o zaman sorunlar ortaya çıkar. Bu gösterir ki, etkili bir denitratör sistemi varlığında bile, su değişimleri gereklidir.

* Anaerobik işlemin ürünü sadece amonyak değil. Çürüyecek atık fazla ve sıkışık(mesela kum altında) olduğunda, hele bir de sıcaklık yüksek ise, Metan(CH4 - bataklık gazı) ve Hidrojen Sülfid(H2S - çürük yumurta kokusu) üretilir. Genelde bu gazlar yoğun çürümenin gerçekleştiği kumdan çıkarlar.

** Bu bakterilerin çoğalması ve ortama yayılması diğerlerine nazaran biraz daha uzun sürer. Biyolojik dengenin kurulma aşamasında, sürenin yarısı bu bakterilerin çoğalmasına ayrılır diyebiliriz. 

alıntıdır...

Yorum Yaz